Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Sularında bir arkadaşlığı olur diye Gördüğüm her yağmurun ardından gittim. Ve sonunda cebinde bitmemiş şiirler Yollara yakışan biri oldum çıktım
Sularında bir arkadaşlığı olur diye Çıkarıp adresimi verdim hemen hepsine Gidebileceğim yerleri söyledim bir bir Sonra yüzümü serdim ellerimin içine
Sularında bir arkadaşlığı olur diye Yüzümü sadece beyazlığıyla örtebilecek Bir mendil istedim gördüğüm herkezden Solgun bir sözde olsa benim için bir istek
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Gece Nöbeti
Daha az seviyorum seni.. Giderek daha az.. Unutur gibi seviyorum.. Azala azala.. Aramızdaki uzaklığın karanlığında..
Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca.. Daha az seviyorum seni.. Kendini iyileştiren bir yara gibi.. Daha az.. Ve zamanla..
Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini.. Uzak dağ kışlalarında.. Görmüyoruz birbirimizi.. Usul usul sis iniyor.. Kopmuş yollara.. Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin.. Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda.. Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
Artık daha az seviyorum seni.. Unutur gibi..ölür gibi daha az.. Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini.. Kolay değildi.. Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben.. Kaç acı birden imtihan etti beni.. Bir tek gece vardır insanın hayatında.. Ömür boyu sürer nöbeti.. Bu da öyleydi.. İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol.. Ama bir daha görme beni..
Murathan Mungan
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi EL NINO -- 1 Temmuz 2006; 16:06:56 >
_____________________________
Ne zaman içime biraz fazla baksam yükseklik korkum depreşir ...
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
uzun zamandır yazmıyordum.bi şiir yazayım dedim
Dinmeli Artık
Hiçbir şey dindirmiyor İçimdeki hicranı Hiçbir şey söndürmüyor Kalbimdeki yangını Yalnız ve yapayalnızım Güzel bir günün son demlerinde Sessizliğin kol gezdiği saatlerde Bütün vücudum teyakkuzda Gergin, yorgun, umutsuzum Hep rüzgârın ıslığına karışan Bir ince nağmeyi arıyor kulağım Bir kuşun sesi mi, sevgilinin sesi mi Hayalle gerçek iç içe Dalıp gidiyor beynim Uzaklaşıyorum mekandan, zamandan Zaman tünelinden geçiyor gençliğim İlk aşkım, ilk heyecanlarım Gözümün önünden birer birer Ama hızla, takip edemiyorum Karanlığa boğuluyorum Nefes alamıyorum Sabrın da bir sonu, sınırı olmalı Bunca bekleyiş, neredeyse bir ömür Daha ne kadar sürecek belli değil Hayalle yaşam arasında Gidip gelen yüreğim dayanmıyor artık Dağlar, taşlar ağlattı sevgi ırmağımı Sevdamı yaşamak istiyorum artık Sevdiğimin kollarında, gözlerim kapalı Hiçbir şey yapmadan, öylece bir ömür
Burhan Akdağ
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sonix! -- 2 Temmuz 2006; 11:51:43 >
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
macera bir dağın yamacında ipe bağlı olarak asılı klamak değil günlük yaşantımızda karşılaştığımız engeller yarıişlar rekabet ve fırsatlar karmaşası içinde yürümeye devam ederek benzersiz potansiyelimizi tekrar tekrar keşfedebilmektir
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
bu akşam iki kadeh var elimde ve karşımda hayalin sen yoksun ama kadeh tokuşturuyorum seninle düşündükçe anlıyorum şerefi olmayan birinin şerefine içiyorumü
her yıldız parlar ama bazısı göz kamaştırır bütün arkadaşalr özlenir ama bazıları bir başka özlenir çok az kimse unutulmaz ama bazısı aynı zamanda eşi bulunmazdır ..
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
bazı gecelerde gökyüzünde ayı göremezsin ama bilirsinki ay gecenin içinde bir yerlerde saklıdır tıpkı yanımda olmasan bile her zaman kalbimde olduğun gibi
yıldızlar sadece özel insanların üzerine düşer ben de bunlardan biriyim iyiki varsın
yeryüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlar
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
bir şey var aramızda senin bakışlarından belli benim yanan yüzümden dalıveriyoruz arada bir aynı şeyleri düşünüyoruz belki bir şey var aramızda onu buldukça kaybediyoruz isteyerek fakat ne kadar saklasak nafile senin gözlerinde ışıldıyor benim dilimin ucunda
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
"Nasılsın?" diye sormayacağım...
Başkaları sorduğunda onlara ne kadar harika, ne kadar muhteşem, ne kadar olağan üstü olduğuna dair verecek onlarca cevabın var biliyorum. Bir kez daha aynı sözleri duyacağımı bildiğim için sormayacağım sana o soruyu...
Sormayacağım; çünkü, hayatında yaşadığın bitmez tükenmez sorunları yüreğinin kanayışını, hayatının eksilişini, içinin daralışını, yaşama sevincinin tükenişini biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, yaşadığın yada yaşamak zorunda olduğun çevreyle, seviyorum dediğin kişilerle ve hatta tüm insanlarla ortak paydalarının ne kadar az olduğunu ve buna rağmen hala umudunu yeşil tutmaya çalıştığını biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, hayatında yakın geçmişe kadar, tüm çevrendekilerin gıpta ile baktığı bir çok şey başarıp meyvelerini toplamak için çok çalıştığını, ancak bu topraklarda senin gibi insanların önüne ne derece devasa engeller dikildiğini ve senin bu engelleri aşabilme gücünün tükenme aşamasında olduğunu biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, umduğun, istediğin hayatı bir türlü yakalayamayan ama yine de bulduğunla yetinmen gerektiğini hissettiren insanların alaycı tavırlarının seni nasıl kahrettiğini, nasıl yorduğunu biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, bu topraklarda yeteneklerine göre değil kimin yanında durduğuna göre değer kazandığını bildiğini ve bunun sana acı verdiğini, dirensen de kendini artık buralara ait hissetmediğini biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, geleceğe ait bir çok beklentin olduğu ve bunun için ölesiye çabalamana rağmen, sevdiğin ve en yakınım dediğin insanların hayata bakışını anlamamaktaki ısrarının seni çok üzdüğünü biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, insanların özgürlüğün ne olduğunu bilmediği, bilenlere ise bir kaç gömlek bol geldiği ve o özgürlüklerin sadece kendine ait bir hak olarak görülmesinin sana acı verdiğini biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, "serde erkeklik var" diyemeyip, saklamadan, gizlemeden, utanmadan ağlayabildiğini, "ağlamak ne zamandan beri hak oldu, alındı, satıldı, verildi, lütfedildi?" diye isyan ettiğini biliyorum...
Sormayacağım; çünkü, bazen avazın çıktığı kadar bağırarak, bazense sadece susarak, bazen sayfalar dolusu yazarak, bazen de ağız dolusu konuşarak sevdanı anlatmak istediğini, ama yine de beceremediğini görüp hayata küstüğünü de biliyorum...
Evet sana "nasılsın?" diye sormayacağım... Bu bir Bayram Günü sabahı da olsa sormayacağım... Şimdi yıka elini yüzünü, gülümse aynalara, kendine çeki düzen ver ve her zaman senden bekledikleri maskeyi tak yüzüne... Gülümseyerek "harikayım, nasıl iyi olmam ki" de yine...
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Duydum ki yine umudunu kesmişsin insanlardan, dostluklardan... Duydum ki yine acımaya başlamışsın kendine... Yolunu kimselerin bilmediği, bilmek de istemediği sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok üşümüşsün... İnsan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormuşsun. Şimdi artık yollarda ve binbir hayalin peşinde sürüklediğin ve yıprattığın sevgine minnet borcunu ödeyecekmişsin... Acıyan sevgini şımartacak, onu örtülere saracakmışsın. Onu kendini güçlü ve korunaklı olduğunu hissetmediğin hiçbir yerde ortaya çıkarmayacakmışsın... Sevgini yırtıcı bir kuş gibi yetiştiriyormuşsun. En iyi savunmanın saldırı olduğunu ve yokolmamak için yoketmek gerektiğini öğretiyormuşsun ona... Ona onu, sabırlar, merhametler ve inceliklerle değil, hazlar, hayranlıklar ve kıskanç ilgilerle besleneceğini vadediyormuşsun. Her gece uyumadan önce arkasında Che Guevera’nın resmi olan aynanla konuşuyormuşsun: Bir sen varsın önemli olan, bir sen varsın gerçek olan... Hem onca acıya rağmen hala güzelim... Ve artık kendime yasaklıyorum başkalarına acımayı ve hayatın acısını... Aynadaki nefesinin buğusunu görüyorum buradan. Gözlerinle gözgöze gelemediğim için tutup aynadaki buğuyu öpüyorsun. Yaralı kendini öpüyorsun... Çekmeceden cüzdanının çıkarıp içindeki kredi kartlarını seyrediyorsun zoraki bir hayranlıkla. İçinde sevgini sakladığın kaleyi daha da güçlendirmeyi geçiriyorsun aklından. Kredi kartlarını yalıyorsun dilinle ve onların zehirli tadını içine akıtıyorsun. Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen ölüm çığlıklarına alıştırmak istiyorsun kendini böylece. Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri gizleyen ve bütün katliamları anında temize çeken teknolojinin zehirli tadı sarıyor şimdi sevginin yaralarını. Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen çocukların ve kimsesizlerin ölüm çığlıklarına dayanamadığını hissettiğin anlar, senin için hayatta sadece annenin babanın ve kardeşlerinin önemli olduğunu söylüyorsun kendine ve akşam iş dönüşü onlara hediyeler alarak evine dönüyorsun... Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardına saklamadan önce sadece kendi çocuklarını sevenleri kınadığını unutmak içinse bu defa başkaları değil kendin kanatıyorsun sevgini. Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun kendine. Köpegi severken, kucaklarken sana acımasızlık eden dostlarının, seni sevginin o hayal ülkesinde yıllarca bekletip düşlerini ve ömrünü çalan sevgililerin yüzleri geçsin istiyorsun karşından. Onların yüzleri geçtikçe sahibin olduğun için senden başka kimseyi sevmeyecek ve bağlanmayacak olan köpeğine daha da sıkıca sarılmak istiyorsun, öpüp koklamak. Kendini öper gibi, yaralı ve belki de artık hiç iyileşmeyecek olan kendini. Hiç iyileşmeyeceğini artık kendinden bile saklayamadığın böyle anlarda para kazanmak istiyorsun, iş kurup daha çok para kazanmak. Böyle anlarda bir kalenin ardında gizlediğin herşeye yanlışlarla dolu olsa da senden izler taşıyan tarihine bile düşman oluyorsun. Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artık hiç iyileşmeyecek yaralı kendini yoketmek istiyorsun... Sonra yorgun düşüyorsun... Artık dinlenmek istiyorsun. Yarına daha dinlenmiş ve korkularından kurtulmuş olarak uyanmak istiyorsun... Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere bıraktığın dalğınlığın geliyor aklına... Kendine bir kez daha acıyorsun ve bu yüzden pahalı bulup da almadığın giysileri almaya karar veriyorsun. Bu pahalı giysiler sayesinde ilgilerin kölesi değil, ilgilerin merkezi olmayı istiyorsun. Bu giysiler sayesinde sızlayan sevgilerini örtmek, örtmek, örtmek istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun.
Oysa senin gemin camdan sevgili... İşte güçlü balığın güçsüz balığı yokettiği kanlı denizin her tarafından seni görebiliyorum... Sadece ben değil dost düşman herkes uykuya daldığını görebiliyoruz buradan. Çünkü senin gemin camdan sevgili. Sıkıntından yediğin tırnaklarının kenarlarını... Korkulu bir rüya gördüğünde birden silkinişini... Yaralı sevgini korumak için aldığın onca kötücül karara rağmen nasılsa hep masum kalan sayıklamalarını görüp duyuyorum buradan... Kaleni ve kalenin ardında sakladığın yaralı sevgini. Boşuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili... Seni bu kanlı deniz ve düşmanların da dostların da hemen tanır. Ya benzerini bulup gidersin buralardan. Ya da seni yokederler sevgili... Herkes gibi ve herşeyi bilerek yaşamaszın sen Senin gibiler örtünemez... Bu kanlı denizde senin gemin camdan sevgili.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
**Hayallerinin pesine..** . Safak vakti düseceksin,hayallerinin pesine. Sakin geç kalkma. Kaç mevsim kaldi,Sunun surasinda. Kaç bahar daha yasayacaksin, ...../Hayat kisa..
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
sevmek böyle özdeşmemeliydi isminle ve sen bunca yoğunluk içinde sıyrılıp sonsuzlaşmamalıydın içimde kaçsam kuartulabilirmiyim bu duygudan bilmiyorum kurtulmaya çalışsam peşimden gelirmi bu sevgi bilmiyorum. sen bir bilnmez olarak devam edip gidecek ne yazık çok yazık!!
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Zor Yillar . Acilardan bir türkü düsünce yüregime Yetmiyor sevda sözleri yaralanmis ömrüme Siginaklar aramak kederli sarkilarda Biraz daha yitip gitmek yipranan dostluklarda
Yaralayan sözler sözler gibi Silinmeyen izler izler gibi Birbirini gözler gözler gibi Zor, zor yillar
Yaralayan sözler sözler gibi Silinmeyen izler izler gibi Birbirini gözler gözler gibi Zor, zor yillar
Uykusuz gecelerde sariveren kaygilar Kuskuyla gözledigin o ölüm dolu sokaklar Eksildi ömrümüzden umut dolu o yillar Siz miydiniz bizler miydik yorgun düsen kusaklar
Yaralayan sözler sözler gibi Silinmeyen izler izler gibi Birbirini gözler gözler gibi Zor, zor yillar . Zülfü Livaneli
_____________________________
kusura bakma yine gecikmişim, sevgiye on, ölüme beş...
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
20 yıl yaşadım 1 saniye öldüm Sokak lambası altında Yalnızlığı buldum Yıldızlara uzaktan baktım Çaresizliği anladım Gülmeyi unuttum Balıklara sırdaş oldum Genelde çokta umursamadığım şarkıcının şarkısını bu sefer dikkatle dinledim. O radyoda söyledi bende onunla mırıldandım. Yarın yine aklıma düşeceksin Ha birde yüreğime... Suçlu gibi dolaşıyorum kalabalıkta Dostuma gidiyorum Sokak lambasına... Neden mi ? Kağıdımı aydınlatıyor Durmadan etrafıma ışık saçıyor Yeter diyorum dostum tüketme kendini benim için Görüyorsun ya ben yanıyorum Sen neden yanıyorsun ? Yoksa acılarımı mı paylaşıyorsun? Birde sen üzülme bu çaresiz adama Ah! dostum saat 12 olmuş Merak etme yalnız kalmayacaksın Işığın yandıkça Yüreği yanan bir dostun daha olacak.
yazan : ben
_____________________________
Benim olacak fıstık bende binicem üstüne vurcam kırbaçı vurcam kırbaçı
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
TÜKETME HASRETİNİ Bana sevkin ne zaman çıkacağı Bilinmez bitanem... Hangi tuzağın gölgesi vurur Göğün çeperine bilinmez Gücün varmı ağlamaya? Gözyaşlarına göl deride...
Boş kovanlardan bir hoş kolye yaptım Bir görsen... Çiçekleri sorma bulan yok Birgece yarısı dolarım gerdanına Uykularını böl derimde...
Yolların gözü değmesin gözlerine Tüketme hasretini Daha çekecek çilesi var Kırarım ayrılığın kolunu kanadını Sürükleyip saçlarından hürriyetimi Düşerim birgün kapına Gurbetime öl derimde...
Bir Rabbim Bir hürriyet türküsü,birde sen dudaklarımda Gündoğar gün batar seni anlatırım dağlara Uzun ağıtlar yakarlar hasretimize 'Biz kavuşamayız,siz kavuşursunuz!' Örterim üstüme geceyi ozaman Sus artık dil derimde...
Dualar var buralarda yağmur yağmur Derin yollar açıldı dağlara... Bitmez tükenmez umutlarım Bulaşır ellerime Hergün bir yenisine gel derimde...
Gün olur hazan silinir Mevsim listelerinden Takıp takıştırırım baharlarımı Elbet birgün uyurum dizlerinde Sana şöyle gül derimde...
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Sevgilim, Güvenme güzelliğine Seninde saçların tarumar olur. Aldanma talihin pembe rengine Hayatın uzun bir intisar olur. Sevgilim, Baksana bir yanda gülen, Bir yanda gözünün yaşını silen Kimi benim gibi erir derinden Kimi senin gibi bahtiyar olur. Sevgilim, Seninle geçer zamanım Ne şöhretin kalır, ne hüsnü anın Böyledir kanunu yalan dünyanın Dört mevsim içinde bir bahar olur...
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Kalbim, Neden hep olmazlarda Neden her çıkmaz sokaklarda
Dayanmak artık kolay değil Bırakacak gibisin yarı yolda
Sevdin olmadı Bir dünya istedin kardeşçe, olamadı
Kalbim,dayanmak artık kolay değil Bırakacak gibisin yarı yolda
Fikret Kızılok
_____________________________
Hayat beni unutsa da sen unutma Adımı unutacak kadar kaybettim kendimi. Beni unutma... Bir uçurumun en ucundayım O kadar yokum ki görmüyorlar… .::DesertRose::.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Ama Yoktun . Aslinda sen hiç yoktun Sevgim çizdi yüzünün güzelligini Tutkularim sekillendirdi bedenini Özlemlerimdi mütevazi yapan seni Önce var et,sonra ona tutkun Zavalli yüregimi derde soktun Ama aslinda sen hiç yoktun . Ömer Ulu
_____________________________
kusura bakma yine gecikmişim, sevgiye on, ölüme beş...
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Akıl Gözü
Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu biriktirmek değil de, Sana hep hep yeniden başlamak isterim. Özdemir Asaf
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Ansızın
Ben sensiz olanlara seni aratıyorum, Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum, Seni saklayacağım, seni yazıp-andıkça Kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.
Unutturmayacağım, seni yaşatacağım, Kendimi çoğalttıkça seni kuşatacağım, Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça Sen evreninde sana seni aratacağım.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Aşk
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür; Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Kalan
Bir şey kaldı gecelerden birinde Senden. Öncesinde bilinmemiş bir şey, Silinmez bir ses gibi giden.. Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde, Bir şey kaldı senden Yaşamalar'ın arasında kaçamaklı.
Veriliş rengi başka, alınış rengi başka.. Söylemeye vakit kalmadan Dudakların altına bırakılmış bir şey. Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta.. Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı.
Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden, Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz.. Seninle dolu, seninle sensiz bir şey.. Arandıkça bulunmamış yıllar yılı, Bulundukça aramaklı.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Mesaj
Ölebilirim genç yaşımda, En güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda, Sevgilim, Seni bir akşam-üstü düşündürebilirim.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Sana
Küçük çocuklar yapıp geceleri kendimden, Seni öpsünler diye getiriyorum sana. Bana, kucaklarında seni getiriyorlar; Ben de sonra o seni getiriyorum sana.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Sensiz
Sensiz de denizi seyredebiliyorum. Hem dalgaların dili seninkinden açık. Ne kadar hatırlatsan kendini boş. Sensiz de seni sevebiliyorum. Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula, Karşılaştığımız zamanlarda. Sen, sevgiden şımaran çocuk, Ben şaşıran budala.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Söz
Benim en sevdiğim söz senden duyduğum ben'dir. Hep yinelediğim söz sana koyduğum ben'dir. İyi olmak adına bilgiç olmak istemem, Seni senlediğim söz, bir -bir oyduğum ben'dir.
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
quote:
Orjinalden alıntı: form
Her sonbaharda olduğu gibi yitirdiklerimin özlemiyle, Tavan arasına çıktım yine, Eski fotoraflar, geçmiş yılların öyküsünü; hatırlatsın diye... Annem! Yüzüne baktıkça, pembe beyaz bahar dalları açardı gönlümde. Gözlerinin maviliğinde; uçsuz bucaksız okyanustayım... Sanki yelkenli bir gemide. Kucağında ben varken fotoğraflarda; o hep gülümsemekte, Bahçemizde, akşamsefalarının önünde. Sonraları... Elimden tutmuş, beni yürütmekte. Birlikte sulardık akşamsefalarını, keyifle... On yaşındaydım, düşünüyordumda belleğimde... İlköksürüklerini duymuştum bir sessizlikte... Mavi gözlere çakmak çakmak bir eda geldiğinde, Akşamsefaları da çiçeklerini yitirmiş, tohumlarını dökmekte... Ertesi sene dediler ki: ''Annen cennette!'' Biliyorum kokmaz akşamsefaları pembe, beyaz, sarı! Yine de... Koklardım onları; annemin özlemiyle. Ve Tanrı, büyüktür elbette... Doldurdu anne kokusunu, az da olsa gönlüme...
Bir fotoğraf daha var elimde, Okul önlüğüm üzerimde, yine akşamsefalarının önünde. Babam yangın yüreği, soluk benzi ile, Beni okula götürmek üzere. Ne yazık akşamsefaları yine... Tükenmekte Kaybolan anne kokusu ile birlikte. Hızla geçerken seneler, babam ve ben elele... Yine akşamsefaları, güneşe doğru bir döndüğünde Dediler ki: ''Baban'da annenin yanında cennette!'' Ben artık genç olmuşum ama yine de Akşam üzeri, mezarlıktan geldiğimde Kokladım akşamsefalarını gönlümce. Pembeleri annem, beyazları babam kokar belki diye.... İstemedim sarıları, içimde biriken isyan seliyle, Yoldum attım hepsini gökyüzüne. Yalnızım artık fotoğrafalarda ya da sadece bir kelebekle, Ama yine akşamsefalerının önünde, bahçemde...
Yaşamın boş bir yerinde; kalbimde hapsolmuş sevgilerle, Bir melek gördüm bir gün, akşamsefalarının önünde. Annem sandım belki de... İşte fotoğrafı elimde... ONU İLK ÖPTÜĞÜMDE AKŞAMSEFALARININ ÖNÜNDE..... Anladım ki, sarı açan akşamsefalarını yolmamak gerekmiş gerçekte. Bir fotoğrafta, birlikte suluyoruz akşamsefalarını; eşim Melek'le, Özlediğim mutlulukları onunla yaşıyorum birlikte. Şu fotoğrafta ise, yavrumuz ile sevgiyle, Ninnisini söylüyor Melek, gönlünce, Yavrumuz büyürken geçen günlerde.. Annemle babam, görsünler diye cennette... O, koşup oynuyor akşamsefalarının önünde, Ben ve Melek içiyoruz demli çayımızı göz göze. Ama yine bir fırsat gelince elime, Kokluyorum akşamsefalarının pembelerini annem, beyazlarını babam diye... Hem de sarılar kıskansa bile...
Yalnız, eylül geldiğinde... Kalbimde ince bir sızı ile Tohumlarını topluyorum akşamsefalarının özlemler içinde, Minik elleriyle, yavrum bana yardım ettiğinde Çekmiş Melek fotoğrafımızı, işte elimde. Galiba yine o günlerde Akşamsefalarının açmasına daha var diye, Bir kadeh mey elimde; efkarlar gönlümde. Melek şikayet etse de Artık fotoğraflarda hep bir kadeh var elimde. Yıllar birbirini kovalıyor elbette, Kadehleri birbiri ardına devire devire Akşamsefalrının tohumlarını bile Toplayamaz hale gelmişim bugünlerde. İşte bu fotoğrafta, Melek topluyor tohumları o sene...
Şimdi en güzel fotoğraf elimde... Yavrum damat kıyafetiyle, yanında gelinimle Bu mutluluk selinde bile Melek artık şikayet etmese de Kadeh yine elimde. Bu seferde yavru kuş yuvadan uçtu diye... Saçlarımıza aklar düştüğünde, bu fotoğrafta açıkça görülmekte, O sıralar Melek, yavaş yavaş erimekte. Bir sabah güneşinde, akşamsefalarının çiçekleri büzülmekte Sanki kıvranıyorlar acı içinde. İşte o saatlerde, Meleğim göçmekte Eli elimden düştüğünde Dışarıdakilere dedi ki: ''O şimdi cennette...'' Şimdilerde kadehim hep elimde. Pembeleri annem, beyazları babam, sarıları Melek diye, Akşamsefalarını koklamaktayım yine İşte fotoğraflar elimde...
Tavan arasından inme vakti geldi de, Gözyaşlarım kurusun diye bekliyorum belki de. Sonra ineyim de Akşamsefalarının tohumlarından toplayayım yine... Gerçi vasiyetim var bilseler de... Toplayıp tohumları, koyayım göz önünde bir yere, Pembeleri annem, beyazları babam, sarıları Melek'se... Ben de akşamsefalarının tohumları olacağım belki de... Dibine kezzap dökseler bile, yeşereceğiz her sene...
ARKADAŞLAR UZUN DİYE GEÇMEYİN GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL BEN YILLARDIR OKURUM BU ŞİİRİ
bu konuya yeni baktım bu şiir harikaymış duygulandım açıkçası gerçekten bunu bize gösteren arkadaşa çok teşekkürler.
_____________________________
"Make everything as simple as possible, but not simpler."
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Doğrudur Bu hayattan Bu dünyadan Ezginliğim
Bezginliğim
Küskünlüğüm Doğrudur
Doğrudur Bu üç günlük sevdalara Sözde yılın aşklarına Böylesine Yalanlara dolanlara Önümüzde olanlara Arkamızdan çalanlara Bizi böyle yakanlara O kör gözle bakanlara Melek yüzlü yılanlara Nefretim Doğrudur
Vur patlasın çal oynasın gecelere Kalbini cebinde unutup gezenlere Bu vurdum duymazlara Bu şiirsiz şarkılara Bu asrın hatası bestelere güftelere Kendisinden başkasına yar olmayan şairlere Böylesine yazarlara çizerlere Cümle uyur gezerlere Hayretim Doğrudur
Bu nasıl bir tiyatro Bu nasıl bir komedi Kim dedi ne dedi nasıl dedi Kim kimi havuza itti Kim kimi bir çıtır için terketti Tutturmuş gidiyor Bir ele vole-güle vole- tele vole Oysa kalemizde hep çile vole Bu ne hazin bir gerçek Bu nasıl bir ateşten gömlek Baştan başa acı Baştan başa yabancı Kendi yurdumda gurbetim Doğrudur
Ah benim dolar yeşili gözlüm Ah gece kuşum ah rüzgar gülüm Seni de şiirlerim gibi Parça parça kopardılar benden Ne sana Ne bana Ne de uykusuz şiirlerime acımadan... İşte bu yüzden Bu yüz karası günlere Bu kendi ellerimizle yazdığımız kadere Cinnetim Doğrudur
İşte o gündür - bugündür Kadın gibi kadına Adam gibi adama HASRETİM Doğrudur
Seçtiğiniz mesajın linkini aşağıdaki kutudan kopyalayabilirsiniz.
Adam
Adam şapkasına rastladı sokakta Kimbilir kimin şapkası Adam ne yapıp yapıp hatırladı Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar Bir kadın kimbilir kimin karısı Adam ne yapıp yapıp hatırladı.
Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı Adam bulut gibiydi, hatırladı Adamın ayaklarının altında Yıldızların yıldız olduğu vardı Adam yıldızlara basa basa yürüdü Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı.