Donanim Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorilerim | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri | Forum kuralları | Reklam ver
Cevap: ~ ~ mim ayın kaf ~ ~ Mevlâm Diyorum ki Alsan Artık Yanına. . .

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Sayfa: <<   < önceki  43 44 [45] 46 47 48 49 50 51 52   sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
Guest
  1 Ağustos 2006; 23:10:13  

Tablo

Ölümü sığdıramaz,
Akıl daracık koğuk.
Ölemez, çıldıramaz,
Ağlar boğuk boğuk.

İlaç yarım, şişede,
Koltuk mahzun, köşede,
Ev halkı telaşede,
Ölü yerde, sopsoğuk...

Necip Fazıl Kısakürek


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
SuzianSuzi

Mesaj: 32

  2 Ağustos 2006; 0:19:54  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.





Gel Beraber Ağlayalım

Gel beraber ağlayalım sabah olmadan
Damla damla bir zehir karışsın kanımıza
İnsanları affedelim, yaşamayı sevelim
Sonra insan yaratıldığımıza zavallılığımıza
Gel beraber ağlayalım

Hatırla tekrarı, bir ömre bedel dakikaları
Gerçek olmayan hayallerimizi düşün
Biz de bir yerde insanız neyleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlayalım

O ayrılığın kederin hüküm sürdüğü
O zamanın ilerlemediği gecelerde
Söyle kime yalvaralım, kimi bekleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlayalım

Ne aradık, ne bulduk bu yeryüzünde
İnan sevdiğim bizi aldattılar
Sonunda yapayalnız kaldık neyleyim
Gel, dünya duruncaya kadar, ölünceye kadar
Gel beraber ağlayalım


Ümit Yaşar Oğuzcan


_____________________________

SuzianSuzi

Mesaj: 32

  2 Ağustos 2006; 0:28:09  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Nerdesin?

Geceleyin bir ses böler uykumu.
İçim ürpermeyle dolar:--- NERDESİN??
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgârlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana:--- NERDESİN??

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden
Ta derinden bir gün bana "GEL" desin.


Ahmet Kutsi Tecer


_____________________________

SuzianSuzi

Mesaj: 32

  2 Ağustos 2006; 0:37:40  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Davet

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.


Orhan Veli Kanık


_____________________________

Guest
  2 Ağustos 2006; 1:56:13  

Uçurum uçurum gözlerine baktığım sensin
Prangalarca boynuma taktığım sensin
Dağ gölleri gibi hasret çektiğim
Her gece uyku diye yattığım sensin

Gün değmemiş ormanlarda yettiğim sensin
Ömrüme ömür diye katığım sensin
Deli deli boranlarda aç denizlerde
Teninin tuzunu canım tattığım sensin

Damga damga göğsüme vurduğum sensin
Öfke dolu şehirlerde bulduğum sensin
Yer nerede gök nerede ben neredeyim
Diye diye sınırlara geldiğim sensin

Yanarım yanarım tutuşur
Yanarım kavurur ateşim
Seni de beni de belalım



_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  2 Ağustos 2006; 1:59:32  

İhaneti sende gördüm sende şiddeti gördüm aşkı gördüm
Yanarak içinden geçtim aşkın kor olmadan küle döndüm
Dokun bana bana dokun ne olur hasretinden öldüm
Kopar zincirleri yeniden gel durmadan gel hep gel
Ben sana tutsak sen bana yasak
Gel günahlarla korkularla gel
Ben savunmasız çırılçıplak
Sen hesaplarla sorgularla gel
Geçiyor günler çok üzgünüm
Geçiyor akşamlar sensiz
Geceyi yırtar yalnızlığım
Güneşi yakarım sensiz



_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  2 Ağustos 2006; 2:03:33  

Kan ter içinde uykularından
Uyanıyorsan eğer her gece
Yalnızlık sevgili gibi
Boylu boyunca uzanıyorsa koynuna
Olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin artik her şeye
Anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan
Kalbini bir mektup gibi
Buruşturulup fırlatılmış
Kendini kimsesiz ve erken
Unutulmuş hissediyorsan
İçindeki çocuğa sarılır
Sana insanı anlatır

Eller günahkâr diller günahkâr
Bir çağ yangını bu bütün
Dünya günahkâr
Masum değiliz hiçbirimiz




< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 2 Ağustos 2006; 2:04:15 >


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
diren23

 

Mesaj: 12

  2 Ağustos 2006; 10:48:27  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Unutmak..

Unutmak zor değil

Unutmak acı

Unutmak zor değil

Unutmak yazık

Unutulmaz kimse yok bende

Bir sana kıyamadım

Gücüm yetmedi seni yok saymaya

Kollarımı açtığım kadar unuttuğumsun

Açamadığım kadar özlediğim

Benim unuttuğum kadarını sen özler misin?




_____________________________

diren23

 

Mesaj: 12

  2 Ağustos 2006; 10:51:04  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.




Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk...

Taşıdığım sensin ey yâr.

Söze sığdıramadığım.

Ve hiç susturamadığım.

Ne oldu kalbime?

Katılaştı, katılaştı.

Taştan da katılaştı.

Ağlarsa, taşlar ağlar.

Ben ağlayamadım; sen ağla...

Taş değil misin ey yâr?



_____________________________

diren23

 

Mesaj: 12

  2 Ağustos 2006; 10:53:09  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Sen geceye bakarsın

Ben karanlık olurum

Gülersin bazen

Ben neye güldüğünü bilmeden..

Uzaklara baktığında

Uzak olmak geçer içimden

Ben sorduğumda susarsın

Sen sustuğunda ben yelkensiz rüzgarda kalırım

Ve sen..

Ben yanındayken pencerelere baktığında

Çekip gitmek düşer artık benim payıma..




_____________________________

diren23

 

Mesaj: 12

  2 Ağustos 2006; 10:55:57  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Gün biter gülüşün kalır bende

Anılar gibi sürüklenir bulutlar

Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır

Yarım kalan bir şiir belki de...

Aykırı anlamlar arayıp durma

Güz bitip sular köpürür de

Kapanmaz gülüşünün açtığı yara

Uçurum olur zaman her gece

Her gece yeni bir savaş başlar

Acı ses olur,ses deli yağmur

Sığındığım her yer adınla anılır

Ben girerim sokağı devriyeler basar

Bir de gülüşün eklenir kimliğime...


_____________________________

silahşor14

Mesaj: 62

  2 Ağustos 2006; 12:19:57  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.



_____________________________



Perdeler kalkar perdeler iner ,AZRAİLe hoşgeldin diyebilmek de hüner.
SuzianSuzi

Mesaj: 32

  2 Ağustos 2006; 15:42:34  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Dün gece yine sen aklımdayken
Önce ölüm geldi aklıma
Sonra sensizlik
Bir yumru tıkandı boğazıma, anlıyamadım.

Acaba ölümmüydü korkunç olan
Yoksa sensizlik mi
Ayırdemedim ikisini
Farkı yoktu birbirinden

Ölüm sensizlikse
SENSİZLİK ZATEN ÖLÜM BENİM İÇİN...


_____________________________

laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  2 Ağustos 2006; 19:32:42  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Kaldırımlar I

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn-cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta,
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum...
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.

Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler...
Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi.


Necip Fazıl Kısakürek
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  2 Ağustos 2006; 19:35:51  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Kaldırımlar II

Başını bir gayeye satmış kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!

Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarımız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.

İkinizin de ne eş ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

Yağız atlı süvari, koştur atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,
Ne senin anladığın kadar kaldırımları...


Necip Fazıl Kısakürek
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  2 Ağustos 2006; 19:38:12  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Kaldırımlar III

Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime, der.

Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.

Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
Görsem pencerelerde, soyunan bir karaltı.

Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı,
Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...


Necip Fazıl Kısakürek
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  2 Ağustos 2006; 19:40:30  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Yattığım Kaya

Bu akşam o kadar durgun ki sular
Gömül benim gibi kedere diyor.
İçimde maziden kalma duygular
Ağla geri gelmez günlere diyor.

Ey gönül, gidenden ümidini kes!
Kaçan bir hayale benziyor herkes,
Sanki kulağıma gaipten bir ses
Buluşmalar kaldı mahşere diyor.

Enginden engine koşarken rüzgar,
Bende bir yolculuk heyecanı var...
Yattığım kayaya çarpan dalgalar
Çıkıver bir sonsuz sefere diyor.


Necip Fazıl Kısakürek
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  2 Ağustos 2006; 19:55:20  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Dağlarda Şarkı Söyle

Al eline bir değnek,
Tırman dağlara, şöyle!
Şehir farksız olsun tek,
Mukavvadan bir köyle.

Uzasan, göğe ersen,
Cücesin şehirde sen;
Bir dev olmak istersen,
Dağlarda şarkı söyle!


Necip Fazıl Kısakürek
S1m0nE

Mesaj: 717

  2 Ağustos 2006; 21:48:38  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Vatan Elden Giderken, "Merhamet, ihanettir..!" Albay Halit..

_____________________________


Bu Millet Esir Olmaktansa, Yok Olsun! M. Kemal Atatürk
david LynCh

Mesaj: 219

  4 Ağustos 2006; 5:07:59  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Ata'm İzindeyiz!


Atam, hala yaşıyorsak:
Edepsizlik sayesinde!
Altı oku soruyorsan,
Politika dehlizinde!
Hele partin senden sonra,
Devrimlerin tavizinde!
Vasfedeyim halimizi,
Kalemime ver izin de!

Yobazlarla gericiler,
Onlar bizden daha zinde!
'Atam, Atam...' derler ama,
Bir adınız var sizin de...

Halkçılıkla devletçilik:
Anlatamam, çok hazin de...
Çoktanberi sahteciler,
Ağır çeker her vezinde!

Tek umut var, o da yalnız,
Amerikan dövizinde!

Sorma Ata'm, halimizi,
Hal mi kaldı anlatacak...
İşte geldik dizindeyiz!

Yata yata çok yorulduk,
Tatil yaptık, izindeyiz!

Sanayide henüz daha,
Cafer için lazım diye,
Amerikan bezindeyiz!
Geçeceğiz Avrupa'yı
Ama şimdi izindeyiz!

Hocamız var, hacımız var,
Uçan kuşa borcumuz var,
El oğlunun ağzındayız!
Ama bizi zor bulurlar,
Bahar, yaz, kış izindeyiz!

Evet, doğru söylemişsin:
'Türk milleti çalışkandır! '
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
Onun için izindeyiz!

Zinde kuvvet diye söz var,
Kimse bilmez adresini,
Ah izindeyiz, vah izindeyiz!
Bugün değil, bu yıl değil,
Çoktan beri izindeyiz!

İlerledik Ata'm öyle,
Şimdi görsen tanımazsın:
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
Otuz yıldır izindeyiz!



Aziz Nesin




_____________________________


laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  4 Ağustos 2006; 17:21:26  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Almira

Şimdi aynı şehirde olsaydık seninle Almira
Yine aynı sokaklarda birlikte yürüseydik hayata
Ve adımızı yeniden yazsaydık
Buluştuğumuz bütün duraklara
Unutup gitseydik bütün çirkinliklerini dünyanın
Ve bütün acımasızlığını
Sorgulayıp bütün yasakları
Sorgulayıp bütün günahları
Seninle yeniden başlasaydık bu sevdaya
Seninle yeniden Almira

Şimdi aynı okulda olsaydık seninle Almira
Yine aynı sınıfta, yine aynı sırada
Birlikte göz atsaydık o kırmızı kaplı kitaplara
Tarih gibi, fizik gibi, matematik gibi
Ölümsüz aşkları sorsaydık hocalara
Ölümsüz aşkları Almira

Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle
Yine aynı masada, yine aynı köşede
Yeniden düşler kursaydık seninle
Dağlar gibi sıra sıra
Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı
Ve de birlikte söyleseydik ikimizlik kendi şarkılarımızı
Meydan okuyup ayrılıklara
Hem de teslim olmadan
Yıllara, yollara, yalanlara
Teslim olmadan Almira

Ne var ki;
Bir kara eylüldü
O kara üzüm gözlerine son bakışım
Yanışım ve de yıkılışım
Üstümden bütün trenler geçti o gün
Bütün otobüsler
Ve bütün gemilerim battı sen gideli
Şimdi bütün umutlarım alabora
Anlıyorsun değil mi
Anlıyorsun Almira

Şimdi bir düşün
Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa?
Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine?
Kim yaktı bizi kim?
Hem de sırtımızdan vura vura
Görüyorsun değil mi görüyorsun
Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya
Bir ikimiz Almira
Ve işte o gün
Koca bir son yazıldı bu aşkın son sayfasına
Dönüşü olmayan bir yolda kaldık
Dönüşü olmayan bir yolda Almira...


Ahmet Selçuk İlkan |
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  4 Ağustos 2006; 17:24:18  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Bu Şehir ve Sen

Ömrümün en güzel senelerini
Alıp da gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen

Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Basıp da gittiniz bu şehir ve sen

Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen

Bağlayıp durdunuz hep ellerimi
Delik deşik ettiniz seven kalbimi
İçimde dağ gibi hayallerimi
Yıkıp da gittiniz bu şehir ve sen

Biriniz sağırdı duvardan bile
Biriniz kalpsizdi taşlardan bile
Bütün acıları dizip önüme
Yakıp da gittiniz bu şehir ve sen

Kimsesiz yalnızdım kollarınızda
Herşeyi kaybettim yollarınızda
Şimdi bir hesap var aramızda
Vermeden gittiniz bu şehir ve sen

Ben yine yaşarım içimde yasla
Ya siz neylersiniz bu ihtirasla
Bir daha dönmek mi buraya asla
İçimde bittiniz bu şehir ve sen


Ahmet Selçuk İlkan
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  4 Ağustos 2006; 17:34:19  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Eylül Bakışlım

Baharda gelmedin yazda gelseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım
Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaderimi baştan çizemez miydin
Bu kördüğümü sen çözemez miydin
Daha önceleri gelemez miydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum
Seninle doluydum sensiz bomboştum
Geç olsa da aşkı sende bulmuştum
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak
Gönlüm hep seninle ellerim uzak
Sen yolun başında ben de son durak
Ah benim hazanım eylül bakışlım.


Ahmet Selçuk İlkan
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  4 Ağustos 2006; 17:38:28  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Bana Mı?

Ey benim gönlümün nazlı çiçeği
Barışın ellere, küsün bana mı?
Sana kim öğretti böyle sevmeyi
Bayramın ellere, yasın bana mı?

Duymadın gönlümün haykırışını
Kırdın şu gönlümün sabır taşını
Görmekten usandım çatık kaşını
Gülüşün ellere, nazın bana mı?

Uçurdun yellere ümitlerimi
Düşürdün dillere çektiklerimi
Soldurdun içimde hayallerimi
Baharın ellere, kışın bana mı?


Ahmet Selçuk İlkan
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  4 Ağustos 2006; 17:41:58  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Ona Sevdiğimi Söyleyiverin

Ecelim zamansız gelirse bir gün
Ona bu şarkımı dinletiverin
Bu en son dileğim, en son sözümdür
Ona sevdiğimi söyleyiverin

Benden başkasına gitmiş olsa da
O güzel aşkımız bitmiş olsa da
Üstünden mevsimler geçmiş olsa da
Ona sevdiğimi söyleyiverin

Sonu hiç gelmeyen bir roman gibi
İçimde sönmeyen bir volkan gibi
Yazılsın bu sevdam bir destan gibi
Ona sevdiğimi söyleyiverin


Ahmet Selçuk İlkan |
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  4 Ağustos 2006; 17:44:35  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Herşeyi Bitirdik

Herşeyi bitirdik bir yalan gibi
Bu aşkı yarına götüremedik
Ne günler yaşadık bir roman gibi
Ne yazık sonunu getiremedik

Önce evet dedik bu hayır neden
Biz aşkla başladık bu gurur neden
Ümitler sendendir arzular benden
Ne yazık sonunu getiremedik

Şimdi sen yolcusun meçhul yollara
Şimdi ben yolcuyum başka kollara
Ne desek boş artık geçen yıllara
Ne yazık sonunu getiremedik
Bu aşkı yarına götüremedik


Ahmet Selçuk İlkan
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  4 Ağustos 2006; 17:47:33  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Kurtuldum

Seninle kopardık bütün bağları...
Herşey bitti artık bil bundan sonra...
Kırıldı gönlümün umut dalları...
Kendine birini bul bundan sonra...

Geçmişi bir düşün yalnız kalırsan
Maziyi hatırla zaman bulursan
Neyleyim sevgilim pişman olursan
Yeniden başlamak zor bundan sonra

Bitmesin isterdim umutlarımız
Bitmesin isterdim duygularımız...
Ne çıkar sel olsa umutlarımız
Yeniden başlamak zor bundan sonra...

Kurtuldum kurtuldum senden böylece...
İbadet başlattım artık her gece
Dualarla böyle mutluyum bence
Tanrıyla aramda aşk bundan sonra


Ahmet Selçuk İlkan
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:14:05  

Şaşırdım Kaldım İşte

Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla
Bazan sessiz sedasız ipekten kanatlarla
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla.

Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle
Öldür bendeki beni sonra dirilt kendinle
Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle
Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle
Ama her defasında geri döndüm seninle
Hangi düğüm çözülür, nazla, sitemle, kinle
Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle.

Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Bazan kızkardeşimsin, bazan öpöz annemsin
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin
Eksilmeyen çilemsin
Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin
Çâresizim çâremsin.
Şaşırdım kaldım işte bilmem ki n'emsin?

Yavuz Bülent Bâkîler



_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:16:16  

Bir Gün Baksam Ki Gelmişsin

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.
Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik
Saçlarında ilkbahar..

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Gülüşünde taze serin bir rüzgar
Ellerin yine eskisi kadar güzel
Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Hasretin içimde sonsuzluk kadar.
Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.
Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.
Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm
Benim olmuş dünyalar. . .

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:18:35  

Gözlerin İstanbul Oluyor Birden

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.
Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.
Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
Ellerim usulca ellerine değince
Kaybolup gideceksin
Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
Bir elim seni silecek.
Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
Senin için yeni baştan can kesilecek.
Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
Yapayalnız kalmak iskelelerde.
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:21:14  

Sen Sen Sen

Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,
Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.
Hiç kimse aramasa sormasa beni
Sen gelsen yeter..

Huzur ellerinin güzelliğidir.
Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
Her sabah soframızda ekmeğimizi
Sen bölsen yeter..

Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
Sen dolsan yeter..

Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
Bende sabır sende naz..
Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz
Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..

Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,
Sende karar kıldığını...
Ve içimin şerha şerha yarıldığını,
Sen bilsen yeter..

Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
Eğilsen yeter...

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:23:22  

Analar

Garibin anası pencerelerden
Yanık türkülerle yollara bakar.
İncecik yüzünde her akşam üstü,
Çizgi çizgi, nokta nokta bir efkar.

Fakirin anası her sabah sessiz
Ağlar çocuğunun aç çıplak durduğuna...
Elleri koynunda kalır çaresiz,
Bin pişman doğduğuna, doğurduğuna.

Mahkumun anası susar, konuşmaz
Suçu kendisinde sanır.
Kaçar insanlardan, aydınlıklardan
Duvarlara bile baksa utanır.

Açılsa üstüm biraz duyar da gece yarısı
Kalkar yatağından gelir.
Bir mübarek el uzanır yorganıma usulca
Bilirim anamın elidir.

Bir merhamet, bir sıcaklık, bir gurur,
"Yavrum" diyen sesinde
Ve günde beş vakit nabzı vurur,
Beyaz tülbentinde seccadesinde

Karımın anası anama benzer,
Öylesine yakın duygulu, ince..
Özü sözü bir yayla gözesi kadar berrak
Oturacak yer bulamaz çıkıp yanına gelince,
Yüreği, destanlar gibi sımsıcak.

Ve alnım açıksa, başım dikse
Dirliğimiz varsa, mutluysam,
Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir..
Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum
Ve yavrumsa sevdiren bana her şeyi bir bir
Bu mutluluk, bu düzen, bu bitmeyen aydınlık
Anasının yüzü suyu hürmetinedir.

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:26:02  

Sivas'ta Yoksul Çocuklar

Sivas'ta Ulu Cami avlusunda çocuklar
Yalvaran gözlerle etrafa baka baka
Açıyorlar küçük esmer avuçlarını:
-Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka!

Hükümet Konağı'nın yanında biri
Bir kemik kalmış bir deri...
"Boya-cila yimbeş, boya-cila yimbeş!" diye ağlıyor
Ve daha fırça bile tutamıyor elleri.

Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar
Yorgunluktan güzelim yüzleri al al...
Öldüren bir çığlık dudaklarında:
-Boş hamal! boş hamal! boş hamal!

Nane satan, su satan yetim çocuklar
Şarkı söyleyemediler, güneşe, aya...
Biliyorum ne masal dinlemeye doydular
Ne oyun oynamaya...

Bezirci'de, Yüceyurt'ta, Altıntabak'ta...
Çocuklar var incecik yüzleri nurdan.
Ama toz-toprak içinde elleri ayakları
Oyuncakları çamurdan...

Ve günahkâr çocuklar, suçlu çocuklar
Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi.
Bu suç bizim suçumuz, bu günah bizim
Affedin bizi.

Gökteki yıldızlar kadar sayısız
Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları
Anladım farkınız yok koparılmış başaktan!
Alın bu gözleri benden, alın bu yüreği artık
Utanıyorum yaşamaktan.

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:28:08  

Çâresiz

Ah bilsen, bir bilsen duyduklarımı
Sanki bir dağ ağırlığı kalkacak üzerimden
Ve nehirler boşalacak sanki içerimden
Sakın bilme!

Anlatsan duyarım bütün güzellikleri
Erir dağlarımın başındaki kar.
Sussan içimde kıyamet kopar
Sakın konuşma!

Ha küreğe mahkum olmak prangaya vurulmak
Ha görmemek gözlerini,ikisi de bir
Bütün kördüğümleri çözecek gözlerindir
Sakın bakma!

Bir haberin gelse iki satırlık
Yüreğim birdenbire kanatlanır yücelir.
Bir martı gibi çıkar kapına gelir.
Sakın yazma!
Çıkıp gittiğinden beri sessiz sedasız.
Başıboş kalan esir, zindanda yatan hürüm.
Dönmesen çaresiz kalır ölürüm
Sakın gelme!

İşte dağlar taşlar şahidim olsun
Yüzüme bakma, konuşma, yazma istemiyorum
Dipsiz karanlıklara bağırıp duruyorum
Sakın işitme!

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:31:38  

Resim

Nerde tasa duymadan yaşadığım o günler
Bereketin nerde Rabbim, rahmetin nerde
Çavdar ekmeği yenen kerpiç evlerde
Sorulan ben olurum.

Kimse duymaz çilesi tütmeyen ocakların
Tanrım ne olursun yüzümüze bak.
Dolaşır sokaklarda dilenciler aç çıplak
Yorulan ben olurum.

Düşmez bir damla yağmur, kavrulur toprak
Ve çıplak ayaklar basamaz yere.
Dudakları susuzluktan şerha şerha bin kere
Yarılan ben olurum.

Ve bütün yetimlerin yüreği bende sızlar
Ağlar içimde her akşam isimsiz anasızlar
Oyuncaksız, salıncaksız, kucaksız çocuklara
Sarılan ben olurum.

Kalkmaz karanlıklar üzerimizden
Ölüm kol gezer her yerde.
Ve kurşunlar sıkılır uzak köylerde
Vurulan ben olurum.

Ezanlar yükselir sonra minarelerden
Bütün camilerde sabır, el-pençe divan durur.
Secdeye varır alınlar, Kur’ân okunur
Durulan ben olurum

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  5 Ağustos 2006; 0:34:23  

Lâleli Aksaray

Yine aksam, yine gurbet, yine basimda efkâr
Ve yine içimde sarkili sesin
Gözlerimde çizgi çizgi duraklar,
Duraklarda hayâl meyâl sen misin?

Sen misin yanyana gezemedigim?
Ince sitemini sezemedigim
Sirrini bir türlü çözemedigim,
Içimdeki çetin sual sen misin?

Bu nasil yürekten söylenmis makam?
Dinledigim bütün türkülerde gam.
Lâleli-Aksaray arasinda bir aksam.
Dinledigim tatli masal sen misin?

Ne derse aldirma simdi artik el.
Gel bir aksam yine türkülerle gel!
Istanbul seninle çok daha güzel
Istanbul'dan güzel hayal sen misin?

Biliyorum seni türküler yakti,
Türkülü gözlerin islak islakti.
Simdi beni sokak sokak her aksam vakti.
Dolastiran "Disi kartal" sen misin?

Yine aksam, yine gurbet, yine basimda efkâr.
Ve yine içimde sarkili sesin.
Gözlerimde çizgi çizgi duraklar
Duraklarda hayâl meyâl sen misin?

Yavuz Bülent Bâkîler


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  5 Ağustos 2006; 13:12:41  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


Derdim Çoktur Hangisine Yanayim

Derdim çoktur hangisine yanayim
Yine tazelendi yürek yarasi
Ben bu derde nerden derman bulayim
Meger şah elinden ola çaresi

Türlü donlar giyer gülden naziktir
Bülbül çevreyleme güle yaziktir
Çok hasretlik çektim bagrim eziktir
Güle gelir gelir canlar paresi

Benim uzun boylu serv-i çinarim
Yüregime bir od düştü yanarim
Kiblem sensin yönüm sana dönerim
Mihrabimdir iki kaşin arasi

Didar ile muhabbete doyulmaz
Muhabbetten kaçan insan sayilmaz
Münkir üflemekle çirag söyünmez
Tutuşunca yanar aşkin çirasi

Pir Sultan'im kati yüksek uçarsin
Selamsiz sabahsiz gelir geçersin
Aşik muhabbetten niçin kaçarsin
Böyle midir ilimizin töresi


Pir Sultan Abdal |



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi laleman -- 5 Ağustos 2006; 13:34:38 >
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  5 Ağustos 2006; 13:15:31  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


Han Duvarları

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...
Ellerim takılırken rüzgarların saçına
Asıldı arabamız bir dağın yamacına,
Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,
Yalnız arabacının dudağında bir ıslık,
Bu ıslakla uzayan, dönen kıvrılan yollar.
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
Gökler bulutlanıyor, rüzgar serinliyordu.
Serpilmeye başladı bir rüzgar ince ince,
Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince
Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi
Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi
Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine
Yol, hep yol, daima yol... bitmiyor düzlük yine.
Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali
Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,
Arasıra geçiyor bir atlı, iki yayan
Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdıyan
Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,
Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...
Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmış kalmışım yaylının şiltesine,
Bir sarsıntı... uyandım uzun süren uykudan;
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan
Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,
Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu;
Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,
Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.
Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri
Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri
Bir deva bulmak için bağrındaki yaraya
Toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.
Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı
Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı,
Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor,
Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor,
Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı
Her yüzü çiziyordu bir hüzün kırışığı,
Gitgide birer ayet gibi derinleştiler
Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki çizgiler...
Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,
Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı;
Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler,
Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...
Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,
Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;
Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı
Ben garip çizgilerle uğraşırken başbaşa
Raslamıştım duvarda bir şair arkadaşa;
"On yıl ayrıyım Kınadağı'ndan
Baba ocağından yar kucağından
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan hududa atılmışım ben"
Altında da bir tarih. Sekiz mart otuz yedi..
Gözüm imza yerinde başka ad görmedi.
Artık bahtın açıktır, uzun etme arkadaş!
Ne hudut kaldı bugün, ne askerlik, ne savaş;
Araya gitti diye içlenme baharına,
Huduttan götürdüğün şan yetişir yarına!
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk
Soğuk bir mart sabahı... Buz tutuyor her soluk
Ufku tutuşturmadan fecrin ilk alevleri
Arkamızda kalıyor şehrin kenar evleri
Bulutların ardında gün yanmadan sönüyor,
Höyükler bir dağ gibi uzaktan görünüyor...
Yanımızdan geçiyor ağır ağır kervanlar,
Bir derebeyi gibi kurulmuş eski hanlar
Biz bu sonsuz yollarda varıyoz, gitgide,
İki dağ ortasında boğulan bir geçide
Sıkı bir poyraz beni titretirken içimden
Geçidi atlayınca şaşırdım sevincimden
Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla
Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla
Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu
Burada son fırtına son dalı kırıyordu
Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla
Savrulmaya başladı karlar etrafımızda
Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü;
Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü...
Gönlümde can verirken köye varmak emeli
Arabacı haykırdı *İşte Araplıbeli*
Tanrı yardımcı olsun gayri yolda kalana
Biz menzile vararak atları çektik hana.
Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş
Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş
Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor
Kimi haydut kimi kurt masalı anlatıyor
Gözlerime çökerken ağır uyku sisleri
Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri
Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor
Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor
"Gönlümü çekse de yarin hayali
Aşmaya kudretim yetmez cibali
Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgarın önüne katılmışım ben"
Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı
Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı
Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde
Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık
Bir han yorgun argın tatlı bir uykudaydık
Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım.
Başucumda gördüğüm şu satırlarla yandım!
"Garibim namıma Kerem diyorlar
Aslı'mı el almış harem diyorlar
Hastayım derdime verem diyorlar
Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"
Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında
Korkarım yaya kaldın bu gurbet çıkmazında
Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!
Bahtına lanet olsun aşmadıysan bu dağı!
Az değildir, varmadan senin gibi yurduna
Post verenler yabanın hayduduna kurduna!
Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu
Hancı dedim bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?
Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
Dedi
Hana sağ indi ölü çıktı geçende!
Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti
Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti...
Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.
Aradan yıllar geçti işte o günden beri
Ne zaman yolda bir hana raslasam irkilirim,
Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim
Ey köyleri hududa bağlayan yaslı yollar
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
Ey garip çizgilerle dolu han duvarları
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!...


Faruk Nafiz Çamlıbel |



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi laleman -- 5 Ağustos 2006; 13:35:19 >
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  5 Ağustos 2006; 13:18:38  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


Gözlerini Al Git
Bahari devşirip getirdim
Sana verdigim gün işigimi
Güneşi, topragi ve sevgiyi
Ve gözyaşini güzel çocuk.

Senin için yüklüdür tohum
Gökyüzü senin sevincinde.
Selam, güleryüzüne selam,
Selam yeni dogmuşluguna.

Gözbebeginde bir noktacik
Hüzün biraktim aglayasin
Ve bir sevgili düşündüm
Ölesiye sevesin diye.

Birgün biliyorum gideceksin
Büyük,karanlik şehirlere.
N'olur, gözlerini al git,
N'olur güneşi de götür!


Beşir Ayvazoğlu



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi laleman -- 5 Ağustos 2006; 13:35:49 >
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  5 Ağustos 2006; 13:20:53  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


SİTEM
Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim
Yar yoluna dökülmedik dilleri neyleyim
Yar yar... Seni karasaplı bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım
Yar yar... Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var



Bedri Rahmi Eyüboğlu



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi laleman -- 5 Ağustos 2006; 13:36:23 >
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  5 Ağustos 2006; 13:30:34  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


Hüzün Geldi

Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu
Al damar, mor damar, şah damar sustu
Bahçeler put kesildi birer birer
Meyveler salkım saçak taş.
Bir bulut uçardı
Başı boş bedava
Yandı kül oldu.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.
Ağaç büyür arkasında koşamam
Kervan yürür peşi sıra düşemem
Yıldız akar uçsam da yetişemem.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.


Bedri Rahmi Eyüboğlu
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:42:15  

Gizli Sevda

Hani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce,
Dün yolda rastladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan burdan,
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan.

Seni sordu
Hiç değişmedi, dedim,
Bildiğin gibi...
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş,
Kendilerininmiş evleri..
Bir suçlu gibi ezik,
Sana selâm söyledi.

Behçet Necatigil



_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:44:15  

Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:46:24  

Aşk Gelmiş Cihana

Kız kaptırdı gönlünü
Sevdiği oğlan kalpsizin biri
Alay etti güldü...
Hiç aşka gülünür mü?

Ne çare, cahil aklı
Kız hastalandı, yattı
Mumda yandı pervane... öldü.

Oğlan sormakta haklı
Hiç aşktan ölünür mü?

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:48:33  

Kitaplarda Ölmek

Adı, soyadı
Açılır parantez
Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
Kapanır, parantez.

O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı
Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları.

Ya sayfa altında, ya da az ilerde
Eserleri, ne zaman basıldıkları
Kısa, uzun bir liste.
Kitap adları
Can çekişen kuşlar gibi elinizde.

Parantezin içindeki çizgi
Ne varsa orda
Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci
Ne varsa orda.

O şimdi kitaplarda
Bir çizgilik yerde hapis,
Hâlâ mı yaşıyor, korunamaz ki,
Öldürebilirsiniz

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:51:08  

Nilüfer

Ben oraya koymuştum, almışlar,
Arasına sıkışık saatlerin.
Çıkarır bakardım kimseler yokken;
Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.

Kışken ilkyaz, sularımda açardı;
Buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?
Eski defterlerde sararırmış yaprak.
Beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.

Bir ışıktı yanardı gecelerde;
Akşam, çiçekler uykuya yattı,
Sardı karşı kıyıları karanlık-
Beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:53:46  

Solgun Bir Gül Dokununca

Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Behçet Necatigil



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 6 Ağustos 2006; 14:58:11 >


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:56:23  

Dönme Dolap

Nerden niçin mi geldim
Bilmeden bir şey diyemem, ya siz?
Hem hiç önemli değil
Geldim, yer açtılar, oturdum
Girip çıkanlar vardı.
Zaten ben geldiğimde.

Başka şeyler de vardı, ekmek gibi, su gibi.
Gülüşler öpüşler ne bileyim hepsi.
Doğrusu anlamadım bir düğün-dernek mi
Sonra da kimileri düşünceli, durgundu
Gidenler neye gitti doğrusu anlamadım
Zaten ben geldiğimde.

Bir luna-park mı bir konser bir gösteri
Bilmem pek anlamadım önüm kalabalıktı
Sıkıştığım yerde vakit çabuk geçti
Bak dediler baktım pek bir şey göremedim
Hem her yer karanlıktı
Zaten ben geldiğimde.

Benim tek düşüncem büzüldüğüm köşede
Nasıl çekip gideceğim kalk git dediklerinde
Çünkü çıkmak sıkışık sıralardan mesele
Kalkacaklar yol vermeye bakacaklar ardımdan
Az mı söylendilerdi şuracığa ilişirken
Zaten ben geldiğimde.

Behçet Necatigil



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 6 Ağustos 2006; 14:58:51 >


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 14:58:41  

Saklı Su

Ürperen yaralara çıplak
Havaların değmesi
Acır.
Korkunuz nerdeyse
Bir şey söylenecek, bir şey sorulacaktır.

Sekiz sokak önceden sezmeniz
Adımlar yöneldi,
Bir daralış gönlünüzde
Ortalık karardı.

Anla sıkıntımı geç git dost,
Nedendir sorma.
Gür bitkiler altında bir benim için akar
Alıngan, onurlu
İstemez görsünler saklı su.

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 15:01:34  

Kirli Soru

Benim oralarda hiçbir işim yoktu
Şeytana uydum,
Aç ahtapotlar kaynaşırken dipte
Kaypak kalabalıkta sürükleniyordum.

İnce yüzünüzde üzgünce bir bakış
Birden sizi gördüm,
Açtı arı doruklarda bir safran
Durdum.

İlk sevgili güldü yitik anılardan
Mutsuz, yalnız
Sessiz kınamanızı, utançlarda küçülmüş
Aldım, geri döndüm.

Gelsem,
Siz yine orada mısınız?

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 15:03:41  

Kır Şarkısı

Tam otların sarardığı zamanlar
Yere yüzükoyun uzanıyorum
Toprakta bir telâş, bir telâş
Karıncalar ötedenberi dostum.

Ellerime hanım böcekleri konuyor
Ne şeker şey onlar!
Uç böcek, uç böcek diyorum
Uçuyorlar

Pan'ın teneffüsü bile
Ilık, okşamakta yüzü.
Devedikenleri, çalılık vesâire
Bir âlem bu toprakların üstü.

Tabiatla haşır neşir
Kırlarda geçen ikindi vakti.
Sakin, dinlenmiş, rahat
Bir gün daha bitti.

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 15:06:40  

Yıldızlarda Uyku

Şehre çöken karanlık
Sokakta bir adam gördü.
Kattı adamı önüne
Evine götürdü.

Adam dinlendi biraz,
Sofraya oturdu.
Yemeklerini yediler,
Annesi çocuğu yatırdı.

Şehre çöken karanlık
Her gece başucunda
Yalnız korkan çocuğa
Masallar anlatırdı.

O gece garip bir şey oldu:
Karanlık uzandı göğe,
Gökten bir yıldız aldı,
Odaya getirdi.

Boşlukta dönen yıldız
Işık ışık bölündü.
Renkli maytaplar gibi
Çocuğun üstüne döküldü.

Çocuk hemen uyudu
Uykusunda güldü.

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 15:08:44  

Çocuklar

Çarşılarda bir şey
Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı.

Kasaplarda manavlarda bazı yorgun kadınlar
Hep de tenha saatleri seçerler
Sonra yavaş bir sesle
Çocuk için hasta kaç gündür yemiyor
Biraz et biraz meyva isterler.

Sevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız ona
Kaşıklarla beraber büyür bir üzüntü
Yağların şekerlerin çayların
Uykularda bile bitiyorsa
Annelere düşündürdüğü.

İnsanlara tezgahlara kağıtlara kolaydı
Biz bu kadar eğilmezdik çocuklar olmasaydı.

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 15:11:26  

Ses

Kopan çığlar altında kalanlar olduğu
Oysa görülüyordu.

Bir kadının ilerde
Bir şeyler hıçkırdığı;
Bir erkeğin, birine,
Görünmeyen birine bir şeyler seslendiği
Oysa görülüyordu.

Ama duyulmuyordu.-Ses!
Sanki ses olmayınca hiçbiri olmuyordu.

Behçet Necatigil


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
Guest
  6 Ağustos 2006; 15:17:12  


Biliyorsan konuş âlim sansınlar ( ibret alsınlar ), bilmiyorsan sus da adam sansınlar. . .
Bilerek de olsa konuşuyorsan mütevazı ol ki bilgine olduğu gibi sana da saygı duysunlar. . .



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 6 Ağustos 2006; 15:26:25 >


_____________________________

KASASIZ BİLGİSAYAR OLUR MU?
www.termianlsistem.com
twin_

Mesaj: 351

  7 Ağustos 2006; 2:27:57  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

teşekkürler

_____________________________

Manzaraya daldım ses çıkarma
Gerçek can sıkar beni uyandırma
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  7 Ağustos 2006; 14:55:07  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Bitti O Sevda...

Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.

Bir koru rüzgarlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiği gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı.

Edip Cansever
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  7 Ağustos 2006; 14:58:34  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Gelmiş Bulundum

Ben mişim---neymiş?---su sesiymiş
Oymuş---cam kırıkları gibi gövdemi yakan---
Yanağında sardunya kokusuyla yazdan
Kimmiş o gelen ya giden kimmiş
Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş
Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.

Güneş mi batarmış bir özel isim bitirir gibi
Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan
Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan
Kim koparmış dalından bu yabani incirleri
Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri
Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan.

Yıldızlar, büyülü ülke, adımı unutturan
Bir kaya, bir ot, bir akarsu
Hangi yaz şarkıcılarının ürpertili korosu
Ki bütün ölüleri sığa çıkaran
Ve kenti bir ölüm derinliğine salan
Yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu.

Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söylesin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.


Edip Cansever
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  7 Ağustos 2006; 15:01:07  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Ihlamur Bardağını...

Ihlamur bardağını yana itince
Başını kaldırınca ıslak saç kokusundan
Olgun bir kayısının içeriğidir sende
Senin gözlerin.

Dün akşam yere serili gölgen
Bu akşamki gölgenle üstüste
Cebinde bir avuç ayçiçeği
Geri donmuş dünden nasıl döndüyse.

Mutluluğun sana verdiği tatili yaşıyor
Bir açılıp bir kapanıyor kirpiklerin
Bilmem alınır mısın söylersem
Unutulmuş bir çirkinlikten başlıyor güzelliğin.


Edip Cansever
laleman
Uzaklaştırılmış
¥ gün kaldı.
  7 Ağustos 2006; 15:04:54  
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Sona Kalsa

Usul usul konuşuyorlar aralarında
Denize bakıyorlar bazen - çatalını gezdiriyor biri tabağında -
Gölgesi bir kuş ölüsü
Karşıda yeni budanmış ağacın
- Olsa, başlangıçlar sona kalsa -
Kolyesiyle oynuyor kadın - tabağımda soyulmuş elma -

Saatime bakıyorum sık sık
Kapıyı gözlüyorum arada
Biraz soğum mu geliyor ne - kapatır mısın -
Sinirli bir kırmızılık suya batıyor
Düşünüyorum, ansızın bir dost yüzü
Görmemiştim de yıllarca.

Gelse
Değişmiş çok, yaşlanmış da
Sigaramı yakıyor durmadan
İstemem diyemiyorum - ama yakmasa -
Konuşuyoruz -konuşuyor muyuz -
Yazmayı bırakmış çoktan
Gerçi bir roman taslağı varmış kafasında
"Bir elimde elma elmada bir el"
Diyorum
Hayretle bakıyor yüzüme
Bir bardak bira içiyor, çekip gidiyor az sonra.

Kadranı kırmızı saat
Plasterle tutturulmuş kırık cam
Şurda burda plastik çiçekler
Evet, aralık kapıdan soğuk geliyor
Tam kalbimin üzerine bu akşam.

Ölüm
Sen en güzelsin bu saatlerde
Büyütmüş yetiştirmişsin beni
Söyler miyim hiç sana hayran olmasam.
Bugün de ince, bugün dekırıldı kırılacak
Bugün de
Tam nerede kalmışsam.


Edip Cansever
Sayfa:   <<   < önceki  43 44 [45] 46 47 48 49 50 51 52   sonraki >   >>
Sayfa: <<   < önceki  43 44 [45] 46 47 48 49 50 51 52   sonraki >   >>
Buraya git:



Donanım Haber Video İnceleme
R&C : Crack in Time Artılar Eksiler Videosu
Ratchet'siz Clank, Clank'siz Ratchet olur mu?
ATI HD 5970 (1GHz OC) Yeni Kral iş başında!
ATI yine yeniden Dünya'nın en hızlı ekran kartına sahip firma oluyor. Bu videomuzda HD 5970'i 1GHz'e hız aşırtıyor, rakipleriyle çarpıştırıyoruz!
 


Yeni mesajlar Yeni mesajlar yok
Popüler konu, yeni mesajlar ile Popüler konu, yeni mesajsız
Kilitli yeni mesajlar ile Yeni mesajsız kilitli
 Yeni mesaj at
 Mesaja cevap at
 Yeni anket aç
 Oy kullan
 Kendi mesajımı sil
 Kendi konumu sil
 Mesaja değerlendir
 
Reklamlar

Videolarımız
 
Uncharted 2: Among Thieves

 Pro Evolution Soccer 2010 Lansmanı Röportajı


DL370 G6



Forum Software powered by ASP Playground Advanced Edition 2.3
Copyright © 2000 - 2006 ASPPlayground.NET

Sayfayı mobil sürümde görmek için tıklayınız



2.500